İzmir'in Meşhur Yemekleri

İzmir'in Meşhur Yemekleri

İzmir Mutfağı, İzmir Sofrası, İzmir yemekleri, İzmirde ne yenir, İzmirin Meşhur Yemekleri, İzmirin ünlü yemekleri, İzmirin yöresel yemekleri,izmirin meşhur yemek yerleri,izmirin meşhur restorantları,izmirin meşhur lokantaları,izmirde nerede ne yenir

İzmirin MEŞHUR YEMEKLERİ

İZMİR-EGE MUTFAĞI VE YEMEK KÜLTÜRÜ

İzmir Mutfağı
İZMİR-EGE MUTFAĞI VE YEMEK KÜLTÜRÜ

Yemek kültürü insanlık tarihi kadar eski. İnsanoğlu yaşamak için acıktığında yemek yemeliydi ve beslenme alışkanlığı ekonomik, sosyal, siyasi, kültürel pek çok yönü olan medeniyet tarihimizin temelini oluşturmaktadır Anadolu, bereketli topraklar ülkesi... Doğusu da batısı da, güneyi de kuzeyi de tarihin her döneminde insanoğluna ev sahipliği yapmış, ekilmiş, savunulmuş ve vatan olarak bellenerek bereketli hale getirilmiştir. Ülkemiz, coğrafi bölgelere göre farklı kültürel özellikler göstermektedir. Öyle ki, Anadolu tam bir kültür mozaiğidir. İşte bu yüzden de Anadolu’nun farklı yörelerinde yemek alışkanlıkları da farklılık göstermektedir.

Türkler Anadolu’ya yerleştiklerinde daha önce yaşayan insanların beslenme sistemlerinden etkilenmişlerdir. Bu yüzden Türk mutfağındaki çeşit zenginliği bir çok etkene bağlayabiliriz. Bunlar: Orta Asya ve Anadolu topraklarının sunduğu ürünlerdeki çeşitlilik, uzun bir tarihsel süreç boyunca birbirinden farklı birçok kültürle yaşanan etkileşim, Selçuklu ve Osmanlı gibi imparatorlukların saraylarında gelişen yeni tatlar olarak sayılabilir ve bu etkenler zaman içerisinde mutfak kültürümüzün özgün yapısını kazanmasında rol oynamıştır. Yöreden yöreye farklılaşan lezzetleri barındıran yeme-içme biçimleri, özel günler, kutlamalar ve törenlerde ayrı bir anlam bürünmüş hatta kutsallık taşımıştır ve sonsuza kadar da taşıyacaktır. Örneğin binlerce yıllık lezzetini bu güne taşıyan Keşkek en eski Hitit yemeğidir. Diğer yandan Et ile otun tencere yemeğinde buluşması ise Akdeniz etkisi ile gelişen bir Türk mutfağı örneğidir.

Anadolu’nundoğallık, damak zevki ve şifa özelliği aynı zamanda Türk mutfağının da belli başlı özellikleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Kültürün en önemli unsurlarından biri de mutfaktır. Türk mutfak kültürü, zengin bir kültürdür. Türkler; sağlığa ve beslenmeye önem vermiş ve sahip oldukları damak zevkini de sanatla birleştirmeyi başarmışlardır. Ayrıca çok geniş coğrafyalara yayılarak çeşitli kültürlerle etkileşim içine girip, büyük devlet ve medeniyetler kurmuş ve bu şekilde de çok farklı kültürlerin de etkisiyle böylesine zengin bir mutfağın eşsiz örneklerini büyük bir ustalıkla sergilemişlerdir. Orta Asya’dan getirdikleri mutfak kültürünü, Osmanlı Medeniyeti ile tam anlamıyla zirveye taşımışlardır. Tabii ki tarihi 8 bin yıl öncesine dayanan ve doğanın sevgili yüzüne sahip olan Ege ve özellikle İzmir de tarih boyunca kuşaktan kuşağa çoğalarak aktarılan bir mutfak kültürü süregelmiş ve “EGE MUTFAĞI” tamamen özgün yapısı ile mutfak kültüründeki yerini almıştır.

Ege Mutfağı denildiğinde akla ilk gelen elbette zeytin ve zeytinyağı. Karadeniz’de hamsi, Güneydoğu Anadolu’da kebap neyi ifade ediyorsa, Ege’de de zeytinyağı onu ifade ediyor. Hem de iki bin 500 yıldır... Heredot’un “On iki İyon kenti” arasında ismini saydığı, Urla-Çeşme yarımadasının kuzey kıyısında yer alan Klazomenai’deki kazılarda ortaya çıkarılan antik zeytinyağı işliği, bunun en büyük kanıtıdır. Yine, Ege’nin lacivert mavi sularındaki batıklarda bulunan amforaların üzerinde yer alan etiketlerden öğrenmekteyiz ki zeytinyağının ticareti Ege’den Akdeniz’e tüm ticaret kolonileri arasında yoğun olarak gerçekleştirilmekteymiş. Ege yemek kültürünün temelini zeytinyağı oluşturur.Etli yemekler, sebzeler, pilav, dolmalar, tamamen zeytinyağlı olarak pişirilir.

Egeliler taze zeytinyağının üzerine karabiber, tuz ve istenirse kekik serperek kızarmış ya da taze ekmeği içine banarak tulum peyniri ile yerler. Zeytinyağı Ege mutfağının ilk aktörü ise ikinci aktörü de bin bir çeşit olan otlarıdır. Gerçekten de Ege mutfağını yeşil mutfak olarak tanımlarsak yanılmış olmayız. Ebegümeci, sarmaşık, ısırgan, cibez, turp otu, kenger, hindiba, şevket-i bostan, gelincik, labada, kuşotu, sinirotu, helvacık, radika, deniz börülcesi, kuşkonmaz, arapsaçı, marata, tarla çakısı, tarla çivisi, su teresi... Liste uzadıkça uzamaktadır. Mümkün olduğunca az pişirilen bu otlar, böylelikle hem renklerini hem de doğadan aldıkları mucizelerini eksiksiz bir şekilde soframıza ulaştırmaktadır. Üzerlerine limon suyu ve altın renkli zeytinyağını da eklediğinizde ortaya tadıyla ve görüntüsüyle keyfine doyum olmayan lezzetler çıkar.

Otların bolca ve lezzetli olarak tüketilmesinin yanı sıra Ege Mutfağında başta börülce, pırasa, patlıcan olmak üzere sebzeler de diğer yörelerden daha çok kullanılmaktadır. Keşkek, patlıcan böreği, mercimekli bükme, katmer, çeşitli yahniler, gözleme, özel gün ve yemeklerinin başında yer almaktadır. Girit’ten İzmir’e gelen, Anadolu’dan Girit’e ve Ege’nin karşı kıyılarına giden o kadar çok lezzet var ki, saymakla bitmez. Ege çevresindeki her kültür; örneğin Yunanlılar, Rumlar, Boşnaklar, Arnavutlar, Yahudiler ve Levantenler, bizimle birlikte paylaştıkları ortak kültür ile ortak bir mutfak kültürünü de yaratmışlardır. Yahudilerin boyozu İzmir ile özdeşleşmiş, Priştine’nin Arnavut ciğeri gün batımında sofraların baş mezesi olmuştur. Böylece de Ege’nin iki kıyısı arasındaki mutfak kültürü de iç içe geçerek birbirlerinden ayrılmaları da mümkün değildir.

Bizleri “biz” yapan bu duygularla yaşayan mutfak kültürümüzün, gelecek kuşaklara kesintiye uğramadan, zarar görmeden ve özünü hiç yitirmeden ulaşması gerekmektedir. Bu sebeple sizlere Ege ve İzmir mutfağından birkaç özgün tarif sunuyoruz. Ama dileğimiz hepinizin İzmir’e gelerek bu özgün tatları taze olarak ve yerinde yemenizdir.

OTLAR:
Giritliler Ģöyle dermiĢ; Keçinin yediği her ot yenir... Bu otların kimi haĢlanıp salatası yapılır, bazıları kavrulur kiminin de etli yemeği yapılır.
EBEGÜMECĠ:
Zeytinyağlı yemeği yapılan ebegümeci, Anadolu’nun pek çok yöresinde yetişiyor. Sadece sofrada da değil, doğal tıpta da kullanılan ebegümecinin, kol ve bacak çürüklerine, ciltteki şişlik ve çıbanlara iyi geldiği ve kaynatılıp içildiğinde sinirleri kuvvetlendirdiği söyleniyor.
ARAPSAÇI:
Yapraklarında bulunan ve uçucu bir yağ olan rezene sayesinde arapsaçı, anasona benzer etkili ve güçlü bir kokuya sahip. Arapsaçının gaz söktürücü ve süt artırıcı etkileri olduğu gibi kökü de idrar artırıcı olarak kullanılıyor.
ACI SOĞAN:
Acı soğan olarak bilinen bitki, aslında yaban sümbülünün soğanıdır. İzmir Alaçatı civarında yetişir ve gerçekten acı olduğu için iki kere haşlanır, üzerine zeytinyağı ve limon dökülerek yenir.
TURP OTU:
Haşlanıp salata olarak tüketildiği gibi kavrulup üzerine yumurta kırılarak da yeniyor. İçerdiği uçucu yağlardan dolayı canlandırıcı, sinirleri teskin edici, ağrı dindirici özellikleri olduğu söyleniyor.
DENĠZ BÖRÜLCESĠ:
Deniz kıyılarında suyun gel git yaptığı yerlerde sular çekildikten sonra yetişen bu bitki, tuzlu, ekşi ama çok lezzetlidir. Her ne kadar sarımsaklı ve sirkeli salatasının keyfine doyum olmasa da hazırlanışı bir parça zahmetlidir. İyotlu topraklarda yetiştiğinden iyot eksikliğine bağlı guatr hastalığına da iyi gelir. Kendisi çok tuzlu olduğu için pişirilirken tuz eklenmemesi önerlir.
SARMAġIK:
Ege bölgesinin zengin ot çeşitlerinden birisidir sarmaşık otu. Biraz acı tadı ile lezzetli ve aynı zamanda faydalı bir ottur. Genellikle acısı gitsin diye az haşlanıp sonra kavrularak ve üzerine yumurta kırılarak tüketilir. Kolesterol ve üreyi düşürür Vücuttaki ödemi atar.
ġEVKET-Ġ BOSTAN:
Süt dikeni olarak da biliniyor. Bu ot ocak ayından itibaren-mart ayında doğada bulunur. Kimi kuzu etiyle yemeğini yaparken, kimisi de haşlayarak salatada kullanıyor. Denir ki şevket-i bostanın haşlama suyunu sabah aç karnına içerseniz, karaciğer, böbrek taşı ve kumuna çok şifası vardır.
CĠBEZ:
“Cücük” olarak da bilinen yabani lahananın İzmir çevresindeki adı cibezdir. Yumuşak ve lezzetli olan bu bitki haşlandıktan sonra zeytinyağı ve limonla tatlandırılır.
GELĠNCĠK OTU:
Bir kır çiçeği olan bu bitkinin kokusu çirkin tadı da normalde acıdır. Ama daha çiçeklenmeden filiz halindeki yeşil yapraklı kısımlarını otlarla birlikte kavurduğunuzda şifalı bir lezzet elde edersiniz. Sadece sofrada da değil, doğal tıpta da kullanılan gelincik otunun, balgam söktürücü, sakinleştirici, bronşit ve öksürüğü kesen etkisinin yanı sıra, lapa yapılıp yaraların üzerine sarıldığında kanamayı durdurduğu ve yaralara iyi geldiği söylenmektedir.
KAZAYAĞI OTU:
İsmini yapraklarının kaz ayağına benzemesinden alıyor, Akdeniz bölgesinde yetişen kokulu otsu bir bitki ve bağırsak solucanlarını düşürmeye faydalı geliyor.
ISIRGAN (DALAGAN)OTU:
Ege Mutfağı Ot-Sebze yemekleri denilince vazgeçilmezlerden birisi olan şifalı Isırgan otu bağışıklığı güçlendiriyor, kan dolaşımını artırıyor, kanı temizliyor, ülseri önlüyor, yaraları iyileştiriyor, dirençli mikroorganizmaların yayılmalarını, engelliyor, pankreas, mide, karaciğer, bağırsaklar ve safra kesesi rahatsızlıklarına da iyi geliyor.
HĠNDĠBA (RADĠKA) :
Hindiba papatyagiller familyasından, sebze olarak yararlanılan bir yıllık bitki türü. Yapraklarından salata olarak yararlanıldığı gibi sıcak yemek de yapılır. Yaygın olarak yabani hindibanın yaprakları ilkbaharda toplanarak şifalı ot ve sebze olarak tüketilir. Bu yapraklar ülkemizde “Hindiba” ve “Radika” olarak bilinir. Hafif acımsı bir tadı vardır, ama kesinlikle rahatsız edici değildir. Hindiba, genel anlamda böbreklerin ve karaciğerin çalışma kapasitesini fevkalade yükseltir. Bağdokuyu çok olumlu etkileyerek, yeterli oranda kanın tüm hücrelere ulaşmasına yardımcı olur. İçerdiği etkin maddelerin birlikte oluşturduğu etki sayesinde, güçsüz kişilerin güçlenmesini sağlar. Kalsiyum ve mineral deposudur.
TARHANA OTU:
Maydanozgiller familyasındandır. Diğer adları Çördük, Çorduk, Çörtük otu, Çöğür,Çöyür otudur.20-50 cm boylarında çalı görünümlü türüne göre dikensiz yada dikensiz yumuşak tüylü, iki yada çok yıllık ,sarı çiçekli ve güçlü kokulu bitkilerdir. Kurutulmuş yaprakları ve çiçekli dallarının yara iyileştirici etkisi vardır. Yaralara egzamaya dışardan uygulanır Yaprakları ve çiçekli dalları turşulara, adından da anlaşılabileceği gibi tarhanaya lezzet ve koku vermesi için eklenir. Kaynamış suda bekletilip içilirse mide ülserine iyi geldiği ve iştah açıcı özelliği olduğu söylenmektedir.

KAZAYAĞI OTU-GELĠNCĠK OTU-ISIRGAN OTU KAVURMASI:
Malzemeler:
1 demet kazayağı otu
1 demet gelincik otu
1 demet ısırgan otu
1 adet kuru soğan
½ su bardağı su
1-2 yemek kaşığı zeytinyağı
2-3 diş sarımsak
250 gr. yoğurt
Tuz, karabiber, pul biber (isteğe bağlı)
HazırlanıĢı :
Otları yıkayın ve sert yapraklarını ayıklayıp 2-3 cm boyunda doğrayın. Tencereye 1-2 yemek kaşığı zeytinyağı koyun ve rendelenmiş kuru soğanı pembeleştirin. Üzerine ayıklanmış ve yıkanmış otları ekleyip kavurun. Ara ara karıştırarak 5-6 dakika kavurduktan sonra tuz, karabiber ve yarım su bardağı sıcak su ekleyip kısık ateşte 15-20 dakika pişirin. Servis tabağına alınarak sade olarak , üzerine yumurta kırılarak ya da üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek servis edilebilir.
Afiyet olsun…
RADĠKA (HĠNDĠBA) SALATASI
Malzemeler:
1 demet radika
Zeytinyağı
1 adet limon
1 diş sarımsak
Tuz
HazırlanıĢı:
Radikaların bozulmuş, sararmış yapraklarını ayıklayıp kalın saplarını kesin.
Radikaları tuzlu kaynar suyun içinde 10 dakika haşlayın.
Süzdürüp, buz gibi soğuk suyun altından geçirin ve suyunu sıkın.
Servis tabağına koyup, limonu, zeytinyağını, ezilmiş sarımsağı ve tuzunu ekleyin.
Afiyet olsun.
SARMAġIK OTU KAVURMASI
Malzemeler:
 1 demet sarmaşık otu
 1 adet soğan
 Zeytinyağı
 Tuz, karabiber
HazırlanıĢı:
 Sarmaşıklar yıkanır, sap kısımları kesilir.
 Taze kısımları elle kırılır (bıçakla kesilince acı oluyor).
 Zeytinyağında yemeklik doğranan soğan kavrulur, ardından sarmaşıklar eklenir.
 Çok az su ekleyip kısık ateşte ot yumuşayana kadar pişirilir.
 Suyunu çektikten sonra tuz ve karabiberi eklenir.
 Bu aşamadan sonra üzerine yumurta kırılabilir, sarımsaklı yoğurt eklenebilir ya da sade de yenebilir.
Not:
 Kuru soğan yerine taze soğanın ya da pırasanın yeşil kısımları da eklenebilir.
 "Acı ot" olarak da bilinen sarmaşığın kendinden acı bir tadı olduğunu da belirtmek gerekir.
 Pişirirken mümkünse metal kaşık değdirmeyin (acılığı daha da artırıyor), tahta kaşıkla ya da sallayarak karıştırın.
 Tuzunu mutlaka ot piştikten sonra ekleyin, baştan konursa acı olur.
CĠBES SALATASI
Malzemeler:
 Yarım kilo cibes
 Limon
 Tuz
 Zeytinyağı
 Su
 Nar ekşisi (isteğe bağlı)
 Sarımsak (isteğe bağlı)
HazırlanıĢı: Cibesleri bol suda yıkayın, hatta 10-15 dk sirkeli suda bekletin.
 Derin bir tencereye su ekleyin kaynatın, bir miktar tuz atın, ardından bütün halde cibesleri atın.
 Cibeslerin sap kısımları yumuşayana kadar pişirin (bu arada kapağın açık kalmasında fayda var, o zaman rengini daha iyi koruyor, bu tüm haşlanan sebze ve otlar için geçerli)
 Haşlandıktan sonra süzün, iri iri doğrayın, ılık hale geline limon, tuz, zeytinyağı, sarımsak ve nar ekşisinden oluşan sosu (sos için ölçü vermiyorum, çünkü tuz, yağ, ekşi miktarı sağlık durumuna ya da damak tadına göre değişiklik gösterebilir) gezdirip karıştırın. (zeytinyağını en son ekleyin çünkü yağ bir tabaka oluşturup tuz, limon vs.nin otla bütünleşmesini engelliyor, sarımsağı ben seviyorum, ama isterseniz eklemeyebilirsiniz, bu salatanın vazgeçilmezleri limon ve zeytinyağı) özellikle balığın yanına çok yakışan bir salata türüdür.
TURP OTU SALATASI
Malzemeler
 1 bağ turpotu
 Zeytinyağı
 Limon
 Sarımsak
 Tuz
HazırlanıĢı:
Turpotlarının kalın sap kısımları kesilerek taze sapları ve yaprak kısımları alınır iyice yıkanır (epey kum tuttuğu için sirkeli suda da bekletmekte fayda vardır)
 Tencereye su ve tuz eklenip kaynamaya bırakılır. (çabuk kaynaması için tuzu sonra da ekleyebilirsiniz)
 Su kaynadıktan sonra turpotunun sapları bir 5 dk önce yaprak kısımları 2-3 seferde suya eklenir. (hepsini birden eklemiyoruz çünkü o zaman kaynamış olan su soğuyor)
 Yumuşayana kadar haşlanır, sonra kevgirle bir tabağa alınır.
 Ayrı bir yerde ezilmiş sarımsak, limon suyu, zeytinyağı ve tuz ile hazırlanan sos servise yakın salataya dökülüp hafifçe karıştırılır.
DENĠZ BÖRÜLCESĠ SALATASI
Malzemeler: 1 demet deniz börülcesi Sosu için: 1 çorba kaşığı sirke 3 diş sarımsak ½ taze sıkılmış limon suyu ½ çay bardağı zeytinyağı Sos YapılıĢı: Sarımsakları soyun ve ezin. Taze limonu sıkın. Tüm sos malzemelerini büyükçe bir bardakta karıştırın.
HazırlanıĢı:
Börülcelerin kök kısımlarını kesin. Yeşil kısımlarını güzelce yıkayın. Büyükçe bir tencereye su ilave edin ve kaynatın. Kaynamış suyun içine börülceleri ekleyin. Kaynamaya başladıktan sonra tencerenin kapağını kapatın.(taşırmamaya dikkat etmek gerekiyor) Yaklaşık 10dk haşlayın. Haşlanmış börülceleri kevgirle akan suya tutun ve süzgeçte süzülmeye bırakın. Süzülen Deniz Börülcelerini tek tek yeşil kısımlarını liflerden ayırıp, servis tabağına alın. Üzerine sosu gezdirin ve servis yapın. Afiyet olsun
KUZU ETLĠ ARAPSAÇI YEMEĞĠ:
Malzemeler:
1/2 kg arapsaçı
200 gr kuzu eti
1 baş soğan
1 Yemek kaşığı un
1 limon suyu
Bir tutam tuz
2 yemek kaşığı zeytinyağı
HazırlanıĢı:
Arapsaçlarını doğrayıp sirkeli suda 1/2 saat kadar bekletip yıkayın. Düdüklü tencerede doğranmış soğanı pembeleştirip etleri içine atın. Biraz kavurunca arapsaçlarını ilave edip tuzunu ve yeterli miktarda suyunu koyup düdüklünün ağzını kapatıp 1/2 saat pişirin. Soğuduktan sonra kapağını açıp limon suyu, un ve yemeğin suyunu karıştırıp tencereye döküp 10 dk. kadar ekşisini karıştırın. Servise hazırdır.
KUZU ETLĠ ġEVKET-Ġ BOSTAN
Malzemeler : 1/2 kg şevketi bostan ayıklanmış, yıkanmış 250 gr kuzu kuşbaşı Zeytinyağı 1 adet orta boy kuru soğan 1 limonun suyu 2 küp şeker Tuz 2 su bardağı kadar su HazırlanıĢı: Tencereye önce yıkanmış etleri yerleştirin ve ateşe koyun. Etler suyunu salıp çektikten sonra yağı ekleyin ve etleri biraz kavurun. Küp doğranmış soğanları ilave edip soğanlar ölünce de şevketi bostanı ekleyin. Üzerine limon suyunu, küp şekerleri, yeterince tuzunu ve suyunu da ilave edip pişmeye bırakın Etin kokusu 20 dakika kadar sonra piştiğini belli ediyor zaten. Afiyet olsun.
KABAK ÇĠÇEĞĠ DOLMASI
 Malzeme
 20–25 tane kabak çiçeği
 Her çiçek için 1 tatlı kaşığı pirinç
 7–8 dal ince kıyılmış taze soğan
 Yarım demet ince kıyılmış taze nane
 5–6 sap ince kıyılmış dereotu
 1/3 demet ince kıyılmış maydanoz
 1 tane büyük boy rendelenmiş kuru soğan
 1 tane rendelenmiş domates
 3/4 çay bardağı zeytinyağı
 Karabiber, kırmızıbiber ve tuz
HazırlanıĢı:
Kabak çiçeklerinin ortasındaki kısmı çay kaşığı ya da cımbız yardımı ile nazikçe çıkarın. Temizlenen kabakları iç içe koyarak su dolu bir kaba bırakın. Dolma içi için gerekli bütün malzemeyi bir kapta karıştırın. Ardından çiçekleri doldurma işine girişebilirsiniz. Çiçeklerin sadece dibinde dolma içi olacak şekilde az doldurun. Ağızlarını büzerek, ağzı yukarıda olacak şekilde tencereye sıkışık olarak yerleştirin. Üzerine biraz zeytinyağı veya tereyağı ile bir bardak su koyup 35–40 dakika pişirin.
ZEYTĠNYAĞLI ENGĠNAR
Malzeme
 10 enginar
 2 kuru soğan
 500 gram haşlanmış bezelye
 3 havuç
 1 demet dereotu
 1 limon suyu
 1 çay bardağı zeytinyağı
 1 tatlı kaşığı toz şeker
 Tuz
 2 su bardağı su
HazırlanıĢı:
Enginarları soyun ve kararmamaları için tuz ve limonla ovun. Tencereye bezelye, küp küp doğradığınız havuç ve soğanları koyun. Enginarları bezelye ve havuçların üzerine ters çevirerek dizin. Tuz ve şekeri enginarların üzerine serpin. Daha sonra bir çay bardağı zeytinyağı ve iki su bardağı suyu dökün. Enginarları, yumuşayana kadar pişirin. Piştikten sonra enginarları servis tabağına alın ve içlerini, havuç ve bezelye karışımıyla doldurun. Üzerlerini dereotu ile süsleyebilirsiniz.
ZEYTĠNYAĞLI BAKLA
Malzeme
 1 kg bakla
 1 limonun suyu
 3 soğan
 1 dal taze sarımsak
 8 çorba kaşığı zeytinyağı
 1 çorba kaşığı un
 1 tatlı kaşığı toz şeker
 1,5 su bardağı sıcak su
 5–6 dal dereotu
 Tuz
HazırlanıĢı:
Baklaları yıkayıp ayıklayın. Kararmaması için yarım limon suyu ilave edilmiş suda bekletin. Zeytinyağını tencerede ısıtıp soğanı ve sarımsağı pembeleştirin, un ilave ederek kavurun. Baklayı da bu karışıma ekleyin. Taze sarımsağı ilave edip karıştırın. Kapağı kapalı olarak kısık ateşte beş dakika pişirin. Toz şeker, tuz, sıcak su ve kalan yarım limonun suyunu ilave edip baklalar yumuşayana kadar pişirin. Dereotunu temizleyip kıyın. Baklanın üzerine serpiştirip tencerenin kapağı kapalı olarak soğumaya bırakın. Dilerseniz sarımsaklı yoğurtla servis yapabilirsiniz.
OTLU DOLAMA BÖREK
Malzeme:
3 adet yufka
Sıvı harcı için:
3/4 su bardağı süt
1/2 su bardağı sıvıyağ
1 yumurta
Ġç harcı için:
Gelincik, ıspanak, pazı, ebegümeci, taze soğan, maydanoz ve dereotu
Çökelek
HazırlanıĢı:
İç harcı için öncelikle taze otları ince ince kıyın ve çökelek ile harmanlayın. Bir kapta iyice çırpıp birbiri ile özdeşleşen sıvı harcı tezgâha yaydığınız her bir yufkaya bu sıvı harçtan sürüp hazırladığınız iç malzemeden yeteri miktarda yayın ve yanlarını hafif kıvırarak rulo haline getirin. Daha önceden yağladığınız yuvarlak tepsi veya cam kalıbınıza ortadan başlayarak kendi etrafında dolamak suretiyle tüm yufkalara aynı işlemi uygulayarak yerleştiriniz. Kalan sıvı harcı böreğin üzerine yayıp en üste çörek otu ya da susam serpiştirerek önceden ısıtılmış 180 C de üzeri kızarana kadar pişiriniz çıkardığınızda üçgen dilimler halinde keserek servis yapabilirsiniz.
EKMEK DOLMASI (Seferihisar Usulü)
Ekmek dolması Ege Bölgesinin özellikle Ödemiş, Tire ve Seferihisar’ın meşhur yemeğidir. Sadece ramazan ayında fırınlarda ekmek dolması özel ekmeği satılır. Bu ekmekler yuvarlak olur. Malzemeler:
250 gr kıyma veya küçük kıyılmış kuşbaşı et parçaları
Tuz, karabiber, tereyağı
Et yada tavuk suyu
YapılıĢı:
Fırından alınan özel ekmeğin altı yuvarlak şekilde kesilir. Ekmeğin içi özenle çıkarılır ve çıkarılan bu iç iyice ufalanır. Tereyağını tavada eritip içine kıyma yada etinizi ekleyerek iyice kavurun, tuz ve karabiberi ilave edilip bu karışıma iyice ufaladığınız ekmek parçaları da eklenerek güzelce harmanlanır. Bu dolgu malzemesi içi boşaltılmış özel ekmeğin içine sıkıştırarak yerleştirilir ve kesilen kapak kapatılır. Kapaklı ve ekmeğin rahatça sığacağı tavaya iki çatal yerleştirilir. Kesilen alt kısım altta kalacak şekilde ekmek dolmamız çatalların üzerine özenlice yerleştirilir. Üzerine tereyağı sürülür. Tavanın içine çatalları örtecek kadar et ya da tavuk suyu konularak tavanın kapağı kapatılarak kısık ateşte kaynamaya bırakılır. Su kaynarken arada kaşık yardımı ile kaynayan su ekmek dolmasının üzerine gezdirilir. Su azalınca pişmiş demektir. Sıcak servis yapılır. Afiyet olsun.
URLA KATMERĠ
İzmir’in en gözde ilçelerinden biri olan Urla, denizi, güneşi, lezzetli balıkları kadar güveci ve katmeriyle de meşhurdur. Bir zamanlar İzmir’in ileri gelenleri sırf güveç yemek için faytonlara binip Urla’ya gelirlermiş. O zamanlar güveçler kasaplarda hazırlanıp, kara fırınlarda pişermiş ve ilçede 30’dan fazla kasap, bir o kadar da meyhane varmış. Katmer aslında pek çok yörede bilinen ama farklı şekillerde yapılan bir yiyecek. Urla'daki katmer pek çok kişinin aşina olduğunun aksine tatlı değil, tuzlu.
Malzemeler:
Yeterince un , su, tuz
1 Demet Maydanoz
½ kg böreklik peynir ve Sıvı yağ
HazırlanıĢı:
Çukur bir kaba ılık su konur, üzerine tuz konularak karıştırılır. Karışımın üzerine yavaşça ve eleyerek un katılır. Yumuşağa yakın bir hamur elde edilene kadar yoğurularak unu ayarlanır. Elde edilen hamur yarım saat kadar dinlendirilir. (Urla katmerinin hamuru buzdolabında poşete sarılı olarak 6 gün dayanabilir.) Dinlenen hamur 8 eşit parçaya ayrılır, parçalar yuvarlanarak top yapılır. Birinci top alınır, tezgâhta parmak uçlarıyla yassılaştırılır, üzerine yarım tatlı kaşığı sıvıyağ sürülür. İkinci hamurda aynı şekilde parmak uçlarıyla diğeri kadar yassılaştırılır, yağ sürülmüş hamur parçasının üzerine konur, iki hamur parçası merdane ile açılmaya başlanır. Hamur yemek tabağı büyüklüğüne gelince, çekiştirerek genişletilir. Pişirme tavasının iki misli büyüklüğüne gelene kadar çekiştirerek ve esneterek kare şeklinde açılır. Ortası çukur tavaya 1 çorba kaşığı sıvıyağ konur, tavanın her tarafına yağ yayılır. Yağlı tava harlı ateşli ocağa konur, tam kızınca, açılan hamur kenarlardan taşarak tavaya yerleştirilir. Açılan hamurun üzerinde ısının etkisi ile kabarcıklar oluşmaya başlayınca, çabuk hareketlerle üzerine 1 adet yumurta kırılır ve ince kıyılmış maydanoz katılır. Maydanoz ve yumurta kaşık yardımıyla karıştırılır. Yumurta pişince tava büyüklüğünde hamura yayılır, üzerine peynir yayılır. Kenarlardan taşan hamur parçaları zarf şeklinde katlanır. Bu arada alt kısmı piştiği için, Urla katmeri çevrilir. Diğer kısmı da pişince ocaktan alınır. Diğer hamur parçalarına da aynı işlemler uygulanır. Bu şekilde 4 adet katmer hazırlanmış olur. Kare kare dilimlenerek servis yapılır. Katmeri peynirin yanısıra arzuya göre kıymalı yada patatesli de yapabilirsiniz. Afiyet olsun
OKMA
Malzemeler
Domates, Biber, Çamur peyniri (çökelek ya da lor peyniri de kullanılabilir)
Dereotu, taze nane, taze soğan, maydanoz, zeytinyağı
Pul biber, karabiber ve tuz.
HazırlanıĢı
Bütün malzeme sırasıyla küçük küçük doğranarak harmanlanır. Üzerine istenilen miktarda tuz, karabiber pul biber ve zeytinyağından oluşan karışım eklenir. Servis edilirken en üste tekrar ince kıyılmış maydanoz ve dereotu ile konularak süslenir. Özellikle Tire’de yapılan ve kahvaltılarda da sunulan özgün bir salata türüdür.
ÇIĞIRTMA (ZEYTĠNYAĞLI PATLICAN YEMEĞĠ)
Malzemeler:
6 adet kemer patlıcan
5-6 adet domates
5-6 adet biber
2 küçük soğan
5-6 diş sarımsak
Tuz, karabiber
Maydanoz
1/2 çay bardağı sıvıyağ
2 kaşık zeytinyağı
2 adet kesme şeker
HazırlanıĢı:
Patlıcanlar alacalı soyulur ve tuzlu suda 15 dakika bekletilir, yıkanır resimdeki gibi bıçakla helezon şeklinde yani patlıcanı çevire çevire kesilir. Her tarafı 1/2 çay bardağı sıvıyağ ile yağlanır ve tuzlanır, teflon tepsiye dizilir, üzerlerine doğradığınız biberlerde dizilir daha hafif olması için 220 derecede ısıtılmış fırında kızartılır. İsteyen yağda da kızartabilir. Soğanlar ve sarımsaklar doğranarak zeytinyağında öldürülür kabuklarını soyduğumuz ve küçük doğradığımız domatesler de eklenerek şeker, karabiber ve tuzu ilave edilerek patlıcanların üzerine dökülür. Domatesler pişip patlıcanlar domateslerin suyunu çekene kadar pişirilir Soğuyunca üzerine küçük küçük doğradığınız maydanozla servis yapılır.
TARHANA ÇORBASI
(Toz halinde pişirilmeye hazır tarhana)
Malzemeler
1.5 kg kırmızı kapya biber
1 kg domates
1 kg soğan
1 çorba kaşığı zeytinyağı
1 demet tarhana otu
½ kg haşlanmış nohut
1.5 kg süzme yoğurt
½ kg irmik
1 avuç tuz
1 yaş maya
1 çorba kaşığı toz kırmızı biber (arzuya göre acı yada tatlı)
8 kg un
HazırlanıĢı:
Tarhana otu düdüklü tencerenin dibine konulur. Üzerine kırmızıbiber, domates, soğan parçalar halinde kesilerek yerleştirilir. 1 çorba kaşığı zeytinyağı yeteri kadar tuz eklenerek hiç su konulmadan pişirilir.
Piştikten sonra bu karışım tarhanayı yoğuracağınız büyükçe mutfak kabına aktarılır ve içinden demet halinde ot çıkartılarak, haşlanmış nohut eklenip soğuması beklenilir. Soğuyunca süzme yoğurt, irmik bir avuç tuz, yaş maya, toz kırmızıbiber ve un eklenerek iyice yoğrulur. Elde edilen hamur 8 gün boyunca gidip gelip yoğrulmalıdır. 9. Gün bunu küçük yassı parçalar yapıp temiz bir bezin üzerine kuruması için serilir. İyice kurumadan elekten geçecek kıvama gelince, tel elekten elle ya da robotta çekilerek ( resimdeki irilikte) pişirilmeye hazır hale getirilir.
Tarhana Çorbasının Yapımı: ( 4 kişilik)
1 litre su için yaptığımız tarhana tozundan 4 dolu çorba kaşığı tarhana koyu kıvamlı bir çorba için idealdir. Tencerede tereyağını eritin, istenirse biber salçası da çok az kavrulabilir, üzerine 1 lt soğuk su eklenir ve hemen tarhana tozu ilave edilir topaklanmaması için sürekli karıştırılarak kıvamına gelip kaynayana kadar pişirilir. Yenilirken isteğe göre özellikle kış aylarında içine piştikten sonra birkaç dövülmüş sarımsakta atılabilir. Afiyet olsun.
URLA GÜVECĠ
Malzemeler: 750 gr güveçlik kuşbaşı güveçlik dana eti, 5 adet iri boy domates, 1 adet iri boy kuru soğan, 6-7 diş sarımsak, 6-7 adet tatlı sivri biber, Tuz, Karabiber, Zeytinyağı HazırlanıĢı:
1 adet domatesi halka halka keserek toprak kabın altına sıralayın. Soğanı piyazlık doğrayıp üzerine dağıtın. Bir sıra et, bir sıra iri doğranmış domates, iri doğranmış biber, sarımsakları da sıra sıra toprak kaba yerleştirin. Malzemeleri yerleştirirken tuz ve karabiberi de yeterli miktarda ekleyin. En son bir adet domatesi halka halka kesip, etlerin üzerini örtün. Yeteri miktarda zeytinyağını ilave edin. Üzerine ister tatlı ister acı 1-2 tane bütün biber koyun. Fırında 200 -250 C de pişirin. Aslında güveç odun fırınında pişerse daha lezzetli olur. Toprak kabın kapağının kenarı hamur ile iyice kapatılır hava almasın diye. Sonra kara fırında pişirilir. İçine hiç su konmaz etler kendi suyu ve domateslerin suyu ile hamur gibi olana kadar pişirilir ve tabii ki bütün lezzeti de içinde kalmış olur. Afiyet olsun
ĠZMĠR KÖFTE
Malzemeler: Köftesi için: - 500 gr. kıyma, - 1 su bardağı kurutulup robottan çekilmiş ekmek içi, - yarım demet maydanoz (ince kıyılmış), - 2 tane orta boy soğan (rendelenmiş), - 2 diş sarımsak, - 1 çay kaşığı karabiber, - 1 çay kaşığı pul biber, - tuz, - Kıvamı bulması için 1 kahve fincanı kadar su Diğer malzemeler: - 3 orta boy patates, - 2 tane domates, - 2 tane dolmalık biber, - 2 kaşık domates salçası, - 1 tatlı kaşığı kekik (üzerine serpmek için), - yeteri kadar sıvı yağ, - tuz HazırlanıĢı: Köftesi için soğanı, sarımsağı rendeleyin. Bir kaba diğer köftelik malzemeleri de koyduktan sonra az su yardımı ile kıvamlı bir köfte yoğurun. Ceviz büyüklüğünde parçalar alıp resimdeki gibi parmak parmak köfteler hazırlayın. Diğer taraftan patatesleri soyup yıkayıp kurulayın. Elma dilimi şeklinde kesin ve bol sıvı yağda yarı kıvamda kızartın. Kızaran patatesleri uygun bir tepsiye alıp üzerine hafif tuz serpin. Daha sonra hazırladığınız köfteleri teflon tavada az yağda yarı kıvamda kızartın. Kızaran köfteleri de patateslerin üzerine döşeyin. Üzerine elma dilimi domatesleri ve biberleri koyun. 2 kaşık salçayı köfteleri kızarttığınız tavada az yağda kokusu çıkana kadar çevirin. Üzerine 3 su bardağı kadar sıcak suyu koyup tıkırdamaya başlayınca ocaktan alın ve köftelerin üzerine dökün. Fırına sürmeden önce üzerine kekik serpin ve 200 derecelik fırında 30 dakika kadar pişirin. Tepsinin üzerini yağlı kâğıt ya da alüminyum folyo ile kapatırsanız üzerindeki domatesler ve biber yanmamış olur. Ayrıca buharlaşma nedeni ile kekik yemeğinizin içine kadar işler bu sayede lezzetine lezzet katmış olursunuz
KEġKEK
Keşkek Ege’nin çok meşhur bir yemeğidir. Özellikle köy ve kasabalardaki düğünlerde büyük kazanlarda pişirilen keşkek bütün kasaba halkı davet edilerek sunulur.
Malzemeler : 1 kg keşkeklik döğme buğday (aşurelik buğday) 1 Tavuk veya parça etle de olur 200 gr tereyağı (veya sıvı yağda olabilir) tuz, karabiber, kırmızıbiber, nane HazırlanıĢı :
Keşkeklik buğday geceden iyice yıkanıp üzerine 4 parmak çıkacak kadar su ile ıslatılır. Sabah düdüklü tencere olursa tercihen daha iyi, tencerenin dibine önce parça parça etler yerleştirilir. Akabinde geceden suya yatırdığımız keşkeklimizi süzmeden o suyuyla tencereye koyalım ve zaten suyunu çekmiş olduğu için 4 parmak üzerine çıkacak kadar su koyarak tuzunu ekleyin. Eğer etiniz yağsızsa az miktarda yağ da koyabilirsiniz. Fazla olmamalı çünkü üstüne de yağ yakılacağı için ağırlaştırmamamız gerekir. Tenceremizin kapatılarak önce harlı ateşte bir kaynatıp buhar çıktıktan sonra mümkün mertebe ocağın en kısık ateşinde 2-3 saat kadar pişirin. Tencerenin havasını çıkardıktan sonra bir tahta kaşıkla dinlene dinlene bu keşkeği karıştırarak ezin. Ne kadar ezilirse o kadar güzel olur, bırakın etlerde birbirine girsin özleşsin. Sonra servis yapılacak tabaklara koyun ve üzerine kırmızıbiberle tereyağı kızdırıp servis yapın. Afiyet olsun.
KUZU ETLĠ TANDIR
Özellikle Tire' de o meşhur Kuzu tandırı ya da diğer adı ile "tak tak kebabının” en lezzetlisini bulmanız mümkündür. Merkezde küçücük bir yerde bu müthiş lezzeti tatmak için sabah saat 05.00-06.00 civarında telefonla arayıp ne kadar yiyecekseniz ayırtmanız gerekmektedir. Çünkü saat 09.00 da bitmiş oluyor neredeyse. Tabii Tire’ye gitmişken özel koyun yoğurdu, çamur peyniri ve sucuğunu da almak yerinde olacaktır. Kuzu tandırın gerçeği etin odun ateşinde fırında pişirilmesidir. Fakat günümüzde bu çok mümkün olmadığında evlerimizde de her ne kadar tam o tadı vermese de fırın poşetlerinde ya da düdüklü tencerede bunu yapabiliriz.
Malzemeler:
 1 adet kuzu kol (5-6 parçaya ayrılmış)
 2-3 baş kuru soğan
 2 diş sarımsak
 Tuz, karabiber
 Arzuya göre kekik
 3 yemek kaşığı zeytinyağı
 Birkaç defneyaprağı
HazırlanıĢı:
Soğanları irice halka şeklinde doğrayın. Sarımsakları da doğrayın. Eti bütün marine malzemeleriyle karıştırıp en az 1-1,5 saat (en iyisi 1 gece) marine edin. Ertesi gün bu karışımı fırın poşetine yerleştirip poşetin ağzını bağlama teliyle hiç hava almayacak şekilde sıkıca bağlayın. (poşetin üzerine kürdanla birkaç delik açın.)Poşeti tepsiye koyup 200C fırında 2-2,5 saat pişirin. Etin yumuşak olması için yağlarını çok fazla temizlemeyin, hafif yağlı olsun.
Not: Eğer düdüklü tencerede yapılacaksa kuzu budu kemikli olarak balık tuzlar gibi tuzlayıp birkaç yerine tane karabiber gömüp hiç su koymadan düdüklüye koyup düdüğünü kapatmadan ve en kısık ateşte 5 saate yakın pişirin. Afiyet olsun.
TĠRE KÖFTE
Malzemeler:
½ kg dana kıyma ( döş etinden çekilmiş)
Tuz
Sos için:
5-6 Domates
4-5 Sivri yeşilbiber
Tereyağı, pide, yoğurt
HazırlanıĢı:
Kıyma ile tuzu çok iyi yoğurun çünkü ne kadar yoğrulursa tadı ve lezzeti o kadar kıvamında olacaktır. Yoğurduktan sonra bunu mutfak robotundan geçirin ki et iyice birbiri ile özdeşleşebilsin ve bunu 1 gece ya da vaktiniz sınırlı ise 5-6 saat buzdolabında bekletip çıkardıktan sonra tekrar robottan geçirin. Bu arada İnce çöp şişleri 15 dk. Su da bekleterek şişmelerini sağlayın, sonra her bir şişe elinizle kıymayı takarak ince uzun bir köfte şekli verin. Şişleri hazırladıktan sonra köftelerinizi fırında ya da ızgarada hafif rengi dönene kadar pişirin. Çok pişirmeye gerek yoktur zaten köfteler ince olduğu için bu işlem kısa sürecektir. Bir tabağa alıp soğuttuğunuz köfteleri kullanmadığınız kısmını poşetleyip daha sonra kullanmak için buzluğunuza kaldırabilirsiniz. Sosu için domatesleri ve biberleri küçük küçük kıyın ve hafif tuz ilavesi yaparak yağ ilave etmeden bir tencerede pişirin. Tavada erittiğiniz tereyağına ister bütün ister küçük 2-3 parçaya böldüğünüz köftelerinizi ekleyip birkaç defa çevirin. Servis tabağına önce pideleri, üzerine köfteleri, üzerine sosu dökün ve en üste ince kıyılmış maydanoz ve yanına yoğurt ile servis edebilirsiniz. Tavada köftelerden kalan yağı sosla karıştırın ki lezzet artsın. Afiyet olsun
YOĞURTLU GOPEZ ( KUPES) BALIĞI:
Malzemeler:
Gopez Balığı
Sıvıyağ (kızartmak için)
Yoğurt
Birkaç tane sarımsak
Kırmızı pul biber ve tereyağı
HazırlanıĢı:
Balık temizlenip hafif unlanarak ve çok kızgın yağın içinde kızartılır. Yoğurtlu olduğu için sert olması gerekir. Kızartılan balık servis tabağına alınarak balığın üstüne sarımsaklı yoğurt ve tereyağında kırmızıbiberi kızdırıp gezdirilir. Aynı mantı gibi olur. Foça’da bu yemeğin tarifinin İlimiye Adası'ndan getirildiği söylenmektedir. Kuşaktan kuşağa da bu güne kadar gelmiş olan farklı ve yöresel bir lezzettir

GERDAN TATLISI
1 adet koyun gerdanı, 30 adet kuru kayısı, 30 adet erik, 2 adet kalın çubuk tarçın, 5-6 adet karanfil, 2 paket damla sakızı, 1 su bardağı badem, yarım su bardağı çamfıstığı, 4 su bardağı toz seker Gerdanın yağlarını ayıklayın. Üzerini 4-5 parmak geçecek kadar su ekleyin, önce Orta, sonra kısık ateşte uzun süre kaynatın. Kaynarken üzerindeki köpüğü alın. Kemiğinden ayrılacak kadar iyi piştikten sonra suyunda soğumaya bırakın. Haşlanmış gerdanın etlerini kemikten ayırın. Etler arasında kalan yağ ve sinirleri iyice ayırarak lif lif ayırın. Ayıkladığınız etleri büyük bir tencereye koyun. Süzdüğünüz gerdan suyunu etlerin üzerine ilave edin. Tencereyi orta ateşte kaynamaya bırakın. Daha sonra ocağın altını kısın. 24 saat suda beklemiş kayısı ve erikleri atın. Tahta kaşıkla karıştırıp yumuşamalarını bekleyin. Kaynama sırasında su eksilirse haşlama suyunu da ilave edin. Kayısılar yumuşar gibi olunca 2 çubuk tarçın, 5-6 adet karanfil, 1 su bardağı zarından ayıklanıp kavrulmuş badem ve yarım su bardağı kavrulmuş fıstığı ekleyin. 4 su bardağı tozşekeri katın. Karıştırarak eritin ve az şekerle dövdüğünüz damla sakızını ilave edin. Biraz daha pişirdikten sonra ocağın altını kapatın, ikram kaplarını alın ve servis yapmadan önce mutlaka ısıtın.
KARADUTLU LOR TATLISI
İzmir’in özellikle Tire ilçesinde yapılan ve burasıyla özdeşleşmiş olan bu yöresel lezzeti evde de uygulayabilirsiniz.
Malzemeler:
Yarım kilo karadut
750 gr şeker
1 su bardağı su
½ Limon suyu
Yapılışı:
Dutları yıkayıp saplarını ayıkladıktan sonra, bir tencereye 750 gr şeker ve 1 su bardağı suyu ekleyip ocağa koyun Şeker eriyip şerbet kaynamaya başlayınca içerisine ayıkladığınız dutları atıp bir süre daha kaynatın. Reçel kıvamını alınca yarım limon suyunu ekleyerek reçeli ocaktan alıp soğumaya bırakın. Reçel soğuyunca cam bir kavanoza doldurun. Dilerseniz siz bu tatlıyı hazır dut reçeli ile de hazırlayabilirsiniz. Dut reçelini dut mevsiminde hazırlamanız bu tatlıyı istediğiniz zaman misafirlerinize sunmanızı kolaylaştırır.
Yarım kilo tatlı loru dilimleyerek servis tabaklarına alın. Lorun üzerine daha önceden hazırlamış olduğunuz dut reçelinden dökerek servis yapın. Afiyet Olsun.
LOKMA TATLISI
Malzemeler :
2 su bardağı un 1 su bardağından 1 parmak eksik su 1 çorba kaşığı kuru maya 1 adet yumurta 1 su bardağı sıvıyağ 2 adet kesme şeker 1 tutam tuz
Şerbeti için:
2,5 su bardağı şeker 2,5 su bardağı su ¼ limon suyu
Yapılışı:
Şerbeti için şekerle suyu kaynatın. Ocaktan inmesine yarım limon suyunu ekleyin. Bir taşım daha kaynatarak ocaktan alarak soğumaya bırakın. Unu geniş bir yoğurma kabına eleyin ve ortasını açın. 1 su bardağı ılık suda kesme şekerleri eritin, mayayı ekleyerek mayalamaya bırakın. Mayalı suyu una dökün, tuz ve yumurtayı ilave ederek akıcı ve yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğurun. Hamurun üzerine bir bez örterek mayalanmaya bırakın. Derince bir kaba sıvıyağı koyarak kızdırın. Hamurundan küçük parçalar kopartarak kızgın yağda kızartın ve yağdan alır almaz soğuk şerbete atın. Şerbeti çeken tatlıları servis tabağına alın.
ŞAMBALİ
İzmir’in meşhur tatlısıdır. Eskiden ara sokaklardan günün her saati şambali tatlısını satanlar geçerdi ve özellikle çocuklar bir parça tatlı almak için harçlıklarını biriktirirlerdi.
Malzemeler:
2 su bardağı yoğurt
2 su bardağı şeker
½ kg irmik
1 su bardağı un
1 çay kaşığı (tepeleme) karbonat ( kabartma tozu olmaz)
Şurubu için:
4.5 su bardağı şeker
3.5 su bardağı su
1-2 paket vanilya
Hazırlanışı: Hamurun malzemeleri bir kaba konularak çırpma teli ile iyice karıştırılır. Dikdörtgen cam kaba ya da aynı büyüklükteki uygun olan bir tepsi önce su ile ıslatılır

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.